KİTAPLARIMIZ

Çocuk Kavramı ve Çocuğun Cinsel İstismarı

Av. Begüm GÜREL

Çocuklar toplumun temelini oluşturan en önemli bireylerdir. Çocuk kavramı, genel olarak 18 yaşından küçük bireyleri kapsamaktadır. Hukukta ise; belli bir yaşın altındakiler çocuk, yani küçük kabul edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesine göre; “sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılmaktadır.”

Cinsel istismar, çocuk istismarı tipleri içerisinde belirlenmesi en zor olan ve gizlilik hususu olan bir durumdur. Özellikle çocuk ve ergenler üzerindeki yıkıcı etkileri ve giderek artan vaka sayıları sebebiyle tüm toplumu etkileyen bir problem teşkil etmektedir. Bu çalışmada cinsel istismarın hukuki boyutu ve neticesinde uygulanacak cezai müeyyideler tartışılmaktadır.

Çocuk İstismarı Rehberi

Soru ve Cevaplarla

Saniye ALBAŞ, Begüm GÜREL

Cinsel istismar çocuğun anlamlandıramadığı, rızasının olmadığı, rıza gösterme ya da anlamlandırma adına yeterince olgunlaşamadığı durumlarda saldırganın cinsel dürtülerinin tatmini için çocuğu kullanması durumudur. Çocukların cinsel istismarı suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103.maddesinde ve “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlığı içerisinde düzenlenmiştir.

Özellikle son dönemlerde, istatiksel verilerden de anlaşılacağı üzere, çocukların cinsel istismar suçunun artış göstererek, ülkemizin büyük bir sorunu hâline gelmesi, çocuklarımızı korumak adına neler yapmamız gerektiğine ilişkin konuyu gündeme getirmiştir. Öncelikle sorunu tespit etmek ve sözü edilen konuda çözüm önerileri sunmak adına elinizdeki rehber niteliğindeki eseri oluşturmaya karar verdik. Bu eserin özelliği, dilinin sade, yalın ve herkese hitap edecek nitelikte oluşudur. “Soru ve Cevaplarla Cinsel İstismar Rehberi” dileriz birçok kesime ulaşır ve başucu rehberi olarak kullanılır. Bugün gerek dünyada gerekse ülkemizde çocukların cinsel istismarına yönelik olarak verilen etkin mücadele yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmadığı aşikârdır. O hâlde kişilerin düşünce yapısını, ahlâkî değerlerini, çocuklara ve kadınlara yönelik bakış açısını değiştirmek gerekmektedir.

Yoksulluk Nafakası

Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay Kararları Kapsamında

Begüm GÜREL, Berfin Helin BULGURCU

Bu çalışmanın amacı yoksulluk nafakası hakkında bilgi vermek ve güncel hayat şartlarına göre yoksulluk nafakasını değerlendirmektir. Yoksulluk nafakası 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenleniştir, ilgili maddeye göre “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” Yoksulluk nafakasının amacı boşanma sonucunda bir tarafın fakirleşmesini önlemek ve hayatını devam ettirmesine yardımcı olmaktır. Ancak kanun koyucunun madde metninde yoksulluk nafakası talebine ilişkin bir şart getirmiştir, yoksulluk Nafakası isteminde bulunacak tarafın kusur karşı tarafın kusurundan daha fazla olmamalıdır.

Kişisel Verilerin Korunması ve Bu Bağlamda Unutulma Hakkı

Begüm GÜREL, Berfin Helin BULGURCU

Kişisel veri; kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder. Öğrenilmesi halinde ilgili kişi hakkında ayrımcılık yapılmasına veya mağduriyete neden olabilecek nitelikteki verilere özel nitelikteki kişisel veri denir. Kişisel verilerin işlenmesi, kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi ifade eder.

Teknoloji, özellikle son yüzyılda yüksek hızda bir gelişim göstermiştir. Bu değişimin sonucunda ise bilgi akışı, veri paylaşımı ve kişilerin kişisel verilerinin dağıtımı internetin icadıyla oldukça kolaylaşmıştır. Kişilerin verilerinin izinsiz paylaşımı, dijital dünyanın başlıca sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu bağlamda “unutulma hakkı’’, yeni Hukuki düzenlemelerde oldukça tartışılan bir konu haline gelmiştir.

Bu çalışmada kişisel veri kavramı; tanımı, işlenmesi ve kişisel verilere ilişkin mevzuat, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması bu bağlamda unutulma hakkı, unutulma hakkının Türk Hukuku ve Uluslararası Hukuk’taki yeri konu başlıkları üzerinde durulmuştur.

Alacaklılar Toplantısı ve Konkordatonun Kabulü

Begüm GÜREL

7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek ve 15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. İflasın ertelenmesi müessesesinin asıl saikini gerçekleştirmemesi ve muvazzalı işlemlere sebebiyet vermesi nedeniyle İcra İflas Kanunu borçlu ve alacaklılar arasında mutabakat sağlandığı takdirde kimi durumlarda mahkeme tasdikiyle ortaya çıkan konkordato sistemi ortaya çıkmıştır. Borçlunun mali açıdan sıkıntıya düşmesi ile birlikte alacaklıların alacaklarını belli bir plan dahilinde almaları hususunda kendi aralarında vardıkları ve mahkemece onaylanan anlaşma niteliği taşıyan konkordato, mali açıdan zedelenen şirketlere yapılandırma sağlayarak borçlarını ödeme imkanına sahip oldukları bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, yapılan düzenleme çerçevesinde konkordatoya ilişkin genel bilgiler verilmiş olup, iflastan farkı açıklanmış ve akabinde aşamalarına değinilmiştir. Böylece konkordato ile ilgili belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmıştır.

İLETİŞİM

F. Sultan Mehmet Cad. Akbey Sk. No:6 Kat.3 Kavacık-Beykoz / İstanbul

    Menü