KKTC’de kadına şiddet…

Yorum yapılmamış

Günümüzün sorunlarının en başında ne yazık ki şiddet geliyor.

Günümüzün sorunlarının en başında ne yazık ki şiddet geliyor. Bu sorunun başlıcası olan kadına yönelik şiddet ise, her an televizyonlarda ve gazetelerde karşılaştığımız önemli sorunlarımızdan bir tanesidir. Bu şiddet türü kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan, cinsiyet eşitliğinin sağlanamamasından kaynaklanan, sadece fiziki olmakla kalmayıp psikolojik, ekonomik, sözlü ve cinsel şekilde uygulanan kadınların haklarının ihlal edildiği eylemler bütünüdür. Bu hak ihlalleri karşısında kadınların birçoğu eşlerinden şiddet görmekte ve bu şiddet tehlikesi altında yaşamaktadır.
Her geçen gün yaygınlaşan ve tüm toplumu derinden etkileyen kadına yönelik şiddet, kadını baskı altında tutmayı ve kadın üzerinde üstünlük kurmayı amaçlayan toplumsal cinsiyet temelli olup, erkek egemen toplumsal yapının etkisiyle oluşmaktadır. Günümüzde farklı düzeylerde ve farklı şekillerde artan kadına yönelik şiddet tüm toplumu etkileyen önemli bir konudur. Dünyada ne yazık ki kadınların birçoğu yaşamı boyunca fiziksel şiddete maruz kalmakta ve cinayet sonucu ölen kadınların birçoğu ise eşleri tarafından öldürülmektedir. Avrupa’da her beş kadından biri hayatları boyunca en az bir kez herhangi bir şiddete maruz kalmakta ve her 15 saniyede bir kadın eşi tarafından dövülmektedir. Bu konuda diğer ülkelerde olduğu gibi ne yazık ki KKTC’de de aynı sorunla karşı karşıya kalmaktayız.
Ülkemize baktığımızda kadınlar kadın olmaları nedeniyle cinsiyete dayalı ayrımcılığa uğramakta ve şiddete maruz kalan kadınların sayısı diğer ülkelerde olduğu gibi gün gittikçe artıyor. Ne yazık ki son günlerde gazetelerde her gün yeni bir kadına şiddet haberi okumaktayız. Bu konuda her ne kadar ceza yasaları düzenlenmiş ve kadınları korumaya yönelik tedbirler alınmış ise de; kadına yönelik şiddet etnik, dinsel ve dilsel yönden önlenemiyor. Ülkede 2010 ve 2018 yılları verilerine baktığımızda toplam 19 kadın cinayeti olmuştur. Bu cinayetlerin failleri ise kadınların en yakınları olan kocaları ve sevgilileri olmuştur. Geçtiğimiz aylarda tüm dünyayı etkisi altına alan, sağlık açısından tehlike arz eden ve bu yüzdende günlerce evlerimizden çıkamadığımız pandemi sürecine girmemizle birlikte kadına yönelik şiddetin boyutu bir kat daha artmış ve ne yazık ki akabinde artmaya da devam etmiştir.
Sonuç olarak, kadına yönelik şiddet çok boyutlu bir toplum sağlığı sorunudur. Konunun sosyal, kültürel, ailevi ve bireysel boyutları bulunmakta ve şiddeti ortaya çıkaran faktörler farklı yapıda olmaktadır. Ancak genel olarak kadınlar yaşadıkları şiddet konusunda yalnız kalmakta ve haklarını savunmak için yeterli bilgi, donanım ve farkındalığa sahip olamamaktadır. Bu nedenle şiddetle mücadele için toplumu bilinçlendirmek önem arz etmektedir. Unutulmamalı ki şiddetin sebebi ve çözümü bireysel değil, toplumsaldır.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede tüm tarafların sürece dahil edilmesi, ilgili mevzuat ve kamu politikası açısından hedef ve faaliyetlerin belirlenmesi, ayıca bu konuda medyanın yaptığı haberlere ve kullandığı dile de dikkat etmesi gerekmektedir. Zira toplumsal bir sorun olan kadına şiddet ile ancak birlikte hareket ederek mücadele edebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zorunlu alan!
Zorunlu alan!
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü