ALACAKLILAR TOPLANTISI VE KONKORDATONUN KABULÜ

Yorum yapılmamış

1. GENEL BİLGİ

            Konkordato kurumunun amacı; hukuki uyuşmazlıkların hızlı çözülmesi  olduğu kadar, aynı zamanda bünyesinde pek çok sorunu barındıran İflas Erteleme Kurumunun alacaklılar nezdinde meydana getirebileceği zararları en aza indirmektir. Uygulamada iflas erteleme kurumunun zaman içerisinde kötüniyetli borçlular tarafından alacaklılara karşı kullandığı bir koruma kalkanı işlevi görmesi, alacaklıların yürütülen süreçte söz sahibi olamaması ve yargılamanın borçlu ve mahkeme arasında yürütülmesi, yaşanan yargılama sorunlarının önüne geçilememesi gerekçeleri ile İsviçre İcra ve İflas Kanunu’nda 2013 yılında yapılan değişikliklere paralel olarak alacaklı ve borçlunun müzakere sonrası anlaşması esasına dayanan konkordato kurumunun işlevsel hale getirilmesi amaçlanmıştır. Konkordato kurumunun varlık amacı; alacaklıların yürütülen yargılamada söz sahibi olmasıdır. Böylece kötüniyetli borçlular ve mahkeme arasında süregelen ve alacaklıların hiçbir söz hakkının olmadığı seneler süren yargılamalar engellenmek istenmiştir. Özellikle geçici mühlet ve kesin mühlet gibi aşamalar konkordato sürecine oluşturularak, iflas ertelemede yaşanan sorunların tekrar yaşanması engellenmiştir.

Konkordatonun başarıya ulaşması ise; iki şekilde mümkün olmaktadır. Birincisi; konkordato talep eden şirketin mali durumunu düzelterek borca batıklıktan çıkması, ikincisi ise; konkordato projesine göre ödemelerin yapılarak borçların sona erdirilmesidir. Konkordato talebinde bulunurken bu amaçla dürüstçe hareket etmek ve kötü niyetli olmamak kanunun aradığı şartlardır. Bu sebeple konkordato talep eden borçlunun alacaklıları arasında eşit davranma yükümlülüğüne uygun davranarak, alacaklarını sürüncemede bırakmadığı bir süreç işletmesi ve şeffaf olması gerekmektedir. Aksi halde; konkordato kurumunun gereklerini yerine getirmediği için konkordato talep edenin başarılı olamayacağının anlaşılması durumunda, kesin mühlet süresinin dolması beklenmeden mevcut konkordato başvurusunun Mahkeme tarafından reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu sebeple, gerek alacaklıların geçici mühlet süresi içerisinde ön projeleriyle başarılı bir süreç yürütüp yürütmediklerini değerlendirebilmek, gerekse de yapılacak alacaklılar toplantısıyla müzakare için bir araya gelmeleri sebebiyle önemli bir süreç olduğunu düşündüğümüz alacaklılar toplantısı ve konkordatonun onayı süreci tarafımızca bu yazıda genel hatlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır.

2. ALACAKLILARIN ALACAKLARINI BİLDİRMESİ

            Alacaklılar, konkordato komiseri tarafından  288’inci madde uyarınca yapılacak ilanla, ilan tarihinden itibaren on beş günlük süre içinde alacaklarını bildirmeye davet olunurlar. Sürecin amacına uygun bir şekilde sürdürülebilmesi için kesin mühlet kararından uygun bir süre sonra konkordato komiseri tarafından davetin yapılması uygun olur. Kanunda alacak bildirimi için on beş gün olarak belirlenen süre konkordato komiseri tarafından uzatılması veya kısaltılması mümkün olmayacaktır. Yapılan ilanın birer sureti, adresi belli olan alacaklılara posta yoluyla gönderilir. 288’inci madde uyarınca yapılan ilanda alacaklıların süresi içinde alacaklarını bildirmemesi ve alacaklarının bilançoda kayıtlı olmaması durumunda konkordato projesine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.

            Kayıt için öngörülen süre on beş gün olup, ilanın yayımlanmasını izleyen günden itibaren başlayarak hesaplanır ve on beşinci günün çalışma saati sonunda biter. Son gün tatile rastlamış olması ihtimalinde ise; tatili izleyen günün iş saati sonunda süre sona erer.  Kanunda yapılan ilan üzerine alacaklıların, alacaklarını mahkeme dosyasına mı, yoksa komiserlere veya komiserlerden birine mi bildireceği konusunda açıklık bulunmamaktadır. Ancak kanaatimizce; yapılacak bildirim üzerine alacaklılar, alacaklarını faiziyle birlikte, rehin ve rüçhan haklarını da belirterek ve delillerini de ekleyerek konkordato komiserine bildirmeleri gerekir. İİK. m.299 uyarınca; ilandan itibaren on beş gün içerisinde konkordato komiserine alacağını bildirmemiş alacaklılar, alacak veya rehin haklarını kaybetmezler.

Yabancı para alacaklarının, Türk parasına çevrilerek bildirilmesi esastır[1]. Kanunda alacaklının yabancı para alacağı bildiriminde hangi tarihteki Türk parası karşılıklarının esas alınacağı hususunda açıklık bulunmadığından konuyla ilgili olarak doktrinde pek çok yazar farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.

Birinci görüşe göre[2]; İİK. m.299 çerçevesinde konkordato komiserinin başvuruda bulunan yabancı para alacaklısının, alacağını kayıt ettirdiği tarihteki döviz kuru esas alınmalı ve Türk parası karşılığı yazılmalıdır. Daha sonra kurda meydana gelen değişiklikler konkordato komiseri tarafından dikkate alınmayacaktır.

İkinci görüşe göre[3]; yabancı para alacaklısının, alacağını İİK m. 299’da öngörülen  on beş günlük alacak kayıt süresinin, son günündeki döviz kuru üzerinden Türk parasına çevrilmelidir.  

Üçüncü görüşe göre[4]; yabancı para alacağı, ticaret mahkemesinin yapacağı inceleme neticesinde, teklifi kabul ederek geçici konkordato mühleti verdiği tarihteki kur üzerinden Türk parasına çevrilmelidir.

Dördüncü görüşe göre[5]; yabancı para alacaklarının, geçici mühletin ilan tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk parasına çevrilmesi gerekir.

Beşinci ve bizim de katıldığımız görüşe göre[6] ise; yabancı para alacağı alacaklarını bildiren alacaklıların tamamı bakımından ortak bir zaman olan konkordatonun tasdiki anındaki kur üzerinden Türk parasına çevrilmesidir.

            Konkordato komiserinin, alacaklıların bildirdikleri alacakları kaydetme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bildirilen alacağın fiktif bir alacak olup olmadığını denetleme veya dayanaksız bildirilen alcakları reddetme yetkisi yoktur. Zira İİK. m.300 uyarınca konkordato komiserine bildirilen alacağı, çekişmeli alacak haline getirme hakkı yalnızca borçluya tanınmış bir haktır.

2. BİLDİRİLEN ALACAKLAR HAKKINDA BORÇLUNUN BEYAN SUNMASI

Alacaklılar tarafından kanunda öngörülen on beş günlük süre içerisinde alacaklılar tarafından bildirilen alacağı borçlu “kabul” veya “red” edebilir. Konkordato çoğunluğun hesaplanılmasında borçlu tarafından kabul edilen alacaklar dikkate alınır. Bu aşamada borçlu tarafından kabul edilen bir alacağın konkordato komiseri tarafından reddedilmesi mümkün olmayacaktır. Ancak borçlunun kabul beyanının bulunmasına rağmen, konkordato komiserinin alacağın mevcudiyeti hususunda kuşkuya düşmesi halinde borçlunun daha önce sunmuş olduğu defter ve belgeler üzerinde gerekli incelemeyi yaptırabilir.

Konkordato komiseri yapılan incelemeler sonucunda kuşkuya düşmekte haklı olduğu kanaatine ulaşmışsa; inceleme sonucunda elde ettiği bilgilerin yer aldığı raporu incelenmek üzere alacaklılar toplantısında alacaklılara sunar. Böylelikle alacaklılar tarafından, borçlunun konkordato teklifinin reddolunmasını sağlama ihtimali gündeme gelebilecektir. Borçlu tarafından var olduğu kabul olunan alacağın fiktif bir alacak olduğunu tespit eden alacaklılar da aynı zamanda mahkemeye itirazda bulunarak tasdiki önleyebilirler.

Şayet borçlu alacaklıların bildirdiği alacakların kabul etmezse; bu halde bildirilen alacaklar çekişmeli hale geleceğinden, konkordato çoğunluğunun hesaplanmasında alacağın dikkate alınıp alınmayacağı hususunda gerekli kararı mahkeme verecektir. Konkordato komiseri alacaklılar tarafından kendisine bildirilen alacaklarla ilgili olarak borçluyu açıklamada bulunmaya davet edebileceği gibi, aynı zamanda borçlunun defterleri  ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak düzenleyeceği raporda alacakların mevcudiyetine ilişkin değerlendirmesine ayrıca yer verebilir.

Ancak konkordato komiserinin inceleme yaptığı alacaklarla ilgili olarak alacağı kaydetmeyip, kendisine bildirilen alacağı reddetme yetkisi bulunmamaktadır. Zira kanunda konkordato komiseri kendisine bildirilen alacakları kaydetmekle doğrudan yükümlü kılınmıştır. Uygulamada çoğu kez konkordato komiserinin yetkisi iflas idaresinin iflas tasfiyesinde iflas masasına bildirilen alacaklar bakımından sahip olduğu yetkisi ile karıştırılmaktadır.

3. ALACAKLILAR TOPLANTISI VE ALACAKLILARIN KATILIMI

Konkordato komiseri, konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve incelenmesi tamamlandıktan sonra ticaret sicili gazetesi ve Basın İlan Kurumu’nun resmi ilan portalında yapacağı yeni bir ilanla, alacakları rehinle güvence altında olmayan alacaklıları, konkordato projesini müzakere etmek maksadıyla alacaklılar toplantısına davet eder. Alacaklılar, borçlunun konkordato teklifini görüşmek üzere İcra İflas Kanunu’nun 288. maddesi uyarınca yapılan ilanda belirtilen yer, gün ve saatte bir araya gelirler. Toplantının tarihi, mahkeme tarafından tasdik yargılamasının da yapılacağı tarih dikkate alınarak, kesin mühlet içinde makul bir zamanda belirlenmesi gerekir. Bu zamanın saptanmasında hiç şüphesiz borçlunun malvarlığı durumunun tespiti ile alacaklıların tespiti için gerekli olan makul süre göz önünde bulundurulacaktır.

Alacaklarını süresi içerisinde bildiren alacaklıların hepsi konkordato komiseri tarafından alacaklarını bildirmeye yapılan davet sonrasında düzenlenecek toplantıya katılabilirler. Ancak toplantı sonunda düzenlenecek tutanağı, alacakları borçlu tarafından kabul edilmesi ve borçlu tarafından itiraz edilmiş olan alacakların asliye ticaret mahkemesi tarafından kabul görmesi halinde alacaklılar imzalayabilirler. Konkordato komiseri tarafından kesin mühlet süresi olarak kanunda öngörülen süre içerisinde en az bir toplantının yapılmış olması gerekmektedir. Muhakkak yapılması öngörülen toplantının kanunda öngörülen kesin mühlet süresi içinde yapılmayarak, istisnai olarak öngörülen uzatma süresi içerisinde yapılması hali doktrinde yapılan toplantı usule ve kanuna aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle mümkün olmadığı kabul edilmektedir[7].

Kanaatimizce, kanunda öngörülen kesin mühlet süresinin komiserlerin tanzim ettiği raporlara yetmediği ve raporların tamamlanabilmesi için ek sürenin gerektiği durumlarda dahi kanunun öngördüğü kesin mühlet süresi içerisinde bir toplantının yapılmış olması gerekmektedir. Zira kesin mühlet kararının verilme maksadı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu toplantının kesin mühlet süresi içinde hiç yapılmamış olması alacaklıların sürecin dışında tutulması anlamına geleceğinden gereken şeffaflığın sağlanması hususunda sakıncalıdır.

Alacaklılar toplantısına komiser başkanlık eder. Konkordato komiserinin toplantının yapılması esnasında öncelikli görevi; alacaklıların katılım ve kimlik tespitlerinin yapılmasıdır. Konkordato sürecindeki alacaklılar toplantısı hakkında, iflastaki alacaklılar toplantısında olduğu bir toplantı yeter sayısının oluşması aranmamıştır. Alacaklılar toplantısına bildirimde bulunan alacaklılardan herhangi birinin katılmamış olması, toplantının yapılmasına mani teşkil etmeyecektir. Konkordato komiseri toplantı için bir tutanak oluştururken toplantı esnasında saptadığı durumu tutanağa doğrudan aktarır. Zira kanunda yer alan iltihak süresi içerisinde toplantıya katılmayan alacaklının toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde bildirimde bulunarak konkordatonun onay sürecine dâhil olması mümkündür.

Konkordato komiseri toplantıya katılan alacaklılara borçlu hakkında tanzim ettiği raporunu sunar. Konkordato komiseri tarafından sunulan raporun içeriğinde, kaydedilen alacaklar ve alacaklılar hakkında görüşleri ile borçlunun mali durumu ve konkordatonun başarılı olup olmayacağına yönelik kanaatleri yer almaktadır. Bu suretle alacaklılar toplantısının yapılması aracılığıyla, katılım sağlayan alacaklıların, borçlunun malvarlığı durumu ve konkordato mühletinin gidişatı hakkında bilgilendirilmesi sağlanmaktadır. Yürütülen süreç alacaklıların, konkordato talep eden borçluyla ilgili olarak mali durumunun düzelip düzelmediği hususunda görüş oluşturmaları ve müzakere etme amaçlarını güder[8].

Özellikle yapılacak inceleme neticesinde borçlunun malvarlığının güncel ve gerçek durumunun ortaya konulacağından, alacaklıların konkordato projesinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı konusundaki görüşlerini doğrudan etkileyeceğinden toplantı tarihinde borçlunun somut durumunun doğru bir şekilde ortaya konulmuş olması oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Bu bağlamda konkordato komiseri, borçlunun gelir ve gider durumunu inceleyecek; geçmişte ve gelecekte elde ettiği yahut edeceği muhtemel gelir ve gider hesaplamalarında bulunacaktır. Konkordato komiserinin bu inceleme neticesinde hazırlayacağı rapor, borçlunun alacaklılarıyla olan ilişkileri ve durumu hakkında diğer alacaklıların müzakere aşamasında fikir sahibi olması adına önemli bir aşamadır. Zira konkordato komiserinin beyanları, alacaklıların teklif edilen konkordato projesini kabul edip etmeyeceğine yönelik verecekleri kararı doğrudan etkileyecektir.

Oy hakkından ve alacağın borçlu tarafından çekişmeli hale getirilmiş olup olmamasından bağımsız olarak süresi içerisinde alacaklı olarak kaydedilmiş olan veya süresi içerisinde kayıt talebinde bulunmamakla birlikte alacağını toplantı esnasında doğrulayabilen her alacaklı, toplantıya katılma hakkına sahiptir.

Alacaklılar toplantısında,  konkordato talebinde bulunan borçlunun alacaklısı olduğunu ispat edebilen her alacaklı usulüne uygun olarak alacağını bildirmemiş olmasına rağmen toplantıya katılım hakkına sahiptir. Konkordato komiseri veya borçlu tarafından kabul edilen bir alacağın, diğer alacaklılar tarafından reddedilmesi mümkün değildir. Ancak borçlu malvarlığında fiktif alacaklar yaratılması ihtimaline karşı, konkordato komiserinin kesin mühlet kararının verilmesinden sonra tanzim edeceği raporunda, kendisine bildirilen alacaklar hakkındaki görüşlerini yaptığı inceleme neticesinde ulaştığı somut verilere dayandırması ve gerektiği takdirde bu alacaklar hakkında bilirkişi tarafından inceleme yaptırması gerektiği kabul edilmektedir[9].

4. ALACAKLILAR TOPLANTISINA BORÇLUNUN KATILMASI

Borçlu, alacaklılar toplantısında hazır bulunmak ve alacaklıların şirketin mali durumuyla ilgili müzakere ettiği konularda katılımcıları bilgilendirmek zorundadır. Borçlu toplantı esnasında, kendisinin veya işletmesinin mali durumu ve mühlet kararlarının verilmesinden bu yana geçen süreç hakkında katılımcılara bilgi verir. Bu noktada konkordato komiserinin kendisi veya işletmesi ile ilgili katılımcılara sunmuş olduğu bilgilerle doğrudan bağlı değildir. Zira sunulan bilgi ve belgelerden farklı olarak malvarlığı ve gelirleriyle ilgili beyanda bulunabilecektir. Borçlu alacaklılar toplantısında, kendisi ve içinde bulunduğu şartlar hakkında bilgi sahibi olan herhangi bir kimse tarafından veya kendisi böyle bir kimseyle birlikte alacaklılar toplantısına doğrudan katılabilir. Borçlunun alacaklılar toplantısına katılmaması yahut kendini toplantıda temsil ettirmemesi toplantının yapılmasına mani değildir[10]. Ancak bu durum konkordato projesinin oylanması aşamasında alacaklılar ve tasdik aşamasında mahkeme nezdinde olumsuz bir etki yaratabilecektir. Borçlu, geçerli bir neden olmaksızın toplantıya katılmaması halinde, konkordato komiseri verilen kesin mühlet kararının kaldırılmasını veya sunulan konkordato talebinin mahkemeden reddini talep edebilir.

5. KONKORDATO PROJESİNİN OYLANMASINDA OY HAKKI SAHİBİ ALACAKLILAR

Konkordato projesinin oylanması aşamasında, sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilecektir. Alacaklılar toplantısının sonunda yapılacak oylamada belirli bir kesim oylamanın kapsamının dışında bırakılmıştır. Kanunda bu kimseler, 206. maddenin birinci fıkrasında düzenlenen imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi, anası, babası ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalmış olsa bile eşinin anası, babası ve kardeşi olan kişiler olarak belirlenmiştir. Bu kimseler, yapılacak oylamada alacaklı veya alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. Zira konkordato projesinin oylanması sonucunda; imtiyazlı alacaklıların durumu konkordatodan etkilenmezken, borçlunun eşi, anası, babası ve çocuğunun oylamanın objektifliğinden şüphe duyulmasına sebep olacağı için, bu alacaklıların oylamaya dâhil olamayacakları kabul edilmiştir.

Doktrinde bu sayım tahdidi kabul edildiğinden yorum yoluyla genişletilmesinin mümkün olmadığı da kabul edilmektedir[11]. Ancak kanaatimizce tahdidi sayılmış olmasının kabulü halinde, ortaya çıkan ve alacaklı vekilleri tarafından söz konusu toplantıda ispatlanan objektiflik bakımından şüphe uyandıran diğer haller oylamaya katılmaya mani olmayacaktır. Kesin şüphe uyandıran bir halin alacaklılar toplantısında ispatlanması halinde, salt ilgili hükmün lafzından hareketle oylamaya katılacağının kabulü yönünde yorum yapmak müessesenin maksadıyla bağdaşmamasına rağmen Komisyonda tartışılan ancak tahdidi sayıldığı kabul gören hükmün uygulamada ihtiyaçlara cevap vermemesi gerekçesiyle değiştirilerek kapsamının daha geniş tutulması gerekmektedir.

Örnek vermek gerekirse; konkordato talebinde bulunan şirketin aynı zamanda alacaklısı olan şirket vekilinin, konkordato komiseri tarafından geçici mühlet içerisinde düzenlenen raporlarda talepte bulunan şirketlerin yönetimini ele bulundurduğu bilgisine yer verilmişken, düzenlenen alacaklılar toplantısına hangi sıfatla katılacağı hususu kanaatimizce tartışmalıdır. Alacaklılar arasında eşitliği tek taraflı olarak bir tanesi yönünde bozan ve şirketle menfaat çatışması içinde bulunmasına rağmen söz konusu talep ekseninde her türlü iş ve işlemde temsil yetkisini haiz şirket vekilinin durumunun yapılacak oylama bakımından nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususu kanaatimizce tartışmaya değerdir. Yapılacak toplantıda ispatlanması mümkün olan ve objektiflik bakımından şüphe uyandıran bu halde ilgili kişinin toplantıya katılarak oy kullanması müessesenin maksadıyla da örtüşmeyecektir.

Konkordato mühleti içerisinde komiserin onayı olmaksızın doğan alacakların konkordatoya tabi olacağı kabul edildiğinden, İİK 299. madde kıyasen, bu alacakların da söz konusu alacaklarının doğumundan itibaren on beş gün içinde alacaklarını komisere bildirmesi ve oy hakkının varlığının kabulü gerekmektedir[12]. Çekişmeli veya geciktirici şarta yahut belirli bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve katılmasına karar verilmesi halinde ne oranda katılacağına yine mahkemenin karar vereceği kabul edilmektedir[13][14].

Mahkemenin bu konuda yapacağı inceleme, çekişmeli ve geciktirici şarta bağlı yahut belirsiz vadeye bağlı alacakların esasına ilişkin ayrıntılı bir inceleme olmayacaktır. Yalnızca mahkeme kendisine sunulan bilgi ve belgeler ekseninde borçlunun söz konusu alacakla ilgili beyanlarını da göz önünde bulundurarak alacak hakkında yaklaşık bir tespit olan görüşünü bir ara kararla taraflara bildirir. Bu aşamada mahkeme tarafından verilecek karar, alacağı çekişmeli hale getirilen alacaklının alacaklılar toplantısında oy kullanması ve nisapta kullanacağı oyun dikkate alınıp alınmayacağı yönündedir. Bu halde verilen karar, kesin hüküm ihtiva etmeyecektir. Mahkeme, alacaklının ibraz ettiği belgelerle ve gerekli görmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırarak sınırlı bir inceleme ile de kararını verebilir.

Alacağı çekişmeli hale getirilen alacaklının, bu aşamada mahkemeye yapacağı başvuru bağımsız bir dava olarak değerlendirilmemektedir. Mahkeme çekişmeli alacakla ilgili yaklaşık bir tespitte bulunmuş olduğundan bu aşamada alacağının kesin olarak tespit ettirilebilmesi adına bağımsız bir dava açması gerekmektedir. Alacaklı tarafından açılacak bu davada görev, yetki ve yargılama usulüyle ilgili hususlar genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. Yine alacaklının yapılacak yargılama neticesinde davanın lehine sonuçlanması halinde ise; borçlunun aleyhine hükmolunacak yargılama giderlerinin de konkordatonun sonuçların tabi olduğu kabul edilmektedir.

6. KONKORDATO PROJESİNİN OYLANMASI

Konkordato talebinde bulunan kural olarak borçludur. Borçlu mahkemeye konkordato talebini sunarken konkordato projesi ise, alacaklılar toplantısından önce katılım sağlayacak alacaklılar tarafından incelenebilmesi için yazılı olarak sunulmalıdır. Alacaklılar toplantısından önce alacaklıların incelemesine sunulmamış olması yahut incelemeye yeter makul süre olmaksızın alacaklılara sunulan projeye karşı şikâyet yoluna başvurulmak suretiyle toplantının iptaline ve tekrarına karar verilmesi mümkündür.

Alacaklılar toplantısında, İİK 302/IV’de bir ”oylamadan” söz edilmiş olup, esasında alacaklılar toplantısında herhangi bir oylama yapılmamaktadır. Oylama ile kastedilen husus, konkordato komiseri tarafından toplantının sonunda, konkordatoyu kabul etmek ve reddetmek isteyenlerin gösterildiği konkordato tutanağı düzenlenerek imzalanmasıdır. Konkordato tutanağını imzalayabilecek alacaklılar, komiserler tarafından ilan üzerine süresi içinde alacaklarını bildirmiş ve konkordatoya kaydedilmiş alacaklılardır. Süresi içinde alacaklarını bildirmeyen ancak bilançodan alacaklı olduğu anlaşılan alacaklılar da toplantıya katılabilecekleri gibi konkordato tutanağını imzalayabilirler.

Konkordatoya yazılmış olmasına rağmen toplantıya gelmemiş ya da toplantıya gelip tutanağı imzalamamış olan alacaklıların kural olarak konkordatoyu reddettiği kabul edilmektedir. Ancak bu kişiler toplantının bitimini takip eden yedi günlük iltihak süresi içerisinde konkordatoyu kabul ettiklerini komisere bildirmeleri mümkündür. Konkordato komiserinin, iltihak süresi içerisinde beyanda bulunan alacaklılarla ilgili olarak toplantı ile ilgili her türlü bilgi ve verilere yer verdiği tutanakta ayrıca belirtmesi gerekir. Alacaklılar yapılan müzakere sonucunda elde ettiği bilgi ve veriler uyarınca borçludan projeyle ilgili birtakım değişiklikler yapmasını talep edebilir, ancak borçlu alacaklıların bu talepleriyle bağlı olmayacaktır. Konkordato projesinin kabulü belli bir çoğunluğun yapılan müzakere sonucunda kabul yönünde irade beyanında bulunmasıyla sağlanır.

Konkordato komiseri bu çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilirken alacak oranı ve alacaklı sayısı bakımından bir değerlendirme yapmaktadır. Konkordato projesinin kabul edilmiş sayılması bakımından kanunda öngörülen alternatif iki çoğunluktan birinin gerçekleşmiş olması yeterlidir. Konkordato projesi, kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısı veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte biri ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk tarafından imza edilmişse kabul edilmiş sayılacaktır. Her iki alternatif bakımından da kendi içinde çifte çoğunluğu sağlanmaları aranmıştır. Böylece alacaklıların kötüniyetli olarak konkordato projesinin reddine sebep olmaları engellenmek istenmiştir. Bir alacaklının borçludan birden fazla alacağı olması halinde alacaklı sayısı bakımından yapılacak değerlendirmede bir alacaklı gibi değerlendirilir. Ancak her alacak kalemi meblağ bakımından ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Konkordatoyu kabul eden veya reddeden alacaklının alacaklılar toplantısında veya iltihak süresi içerisinde bildirdiği görüşünü değiştirip değiştiremeyeceği hususunda kanunda herhangi bir açıklık bulunmamaktadır.

Doktrinde konkordatoya kabul oyu veren alacaklıların bu oylarını sonradan redde dönüştüremeyecekleri, fakat ret oyu vermiş alacaklıların sonradan bu oylarını kabul şeklinde değiştirebilecekleri ve bu kabul oyunun konkordato nisabında dikkate alınması gerektiği savunulmuştur[15]. Konkordato komiseri yapılan müzakereler sonucunda alacaklıların konkordatoyu kabul edip etmediklerini tutanağına geçirir. Konkordato projesinin oylanmasında oy hakkı bulunan alacaklıların projeyi kabul beyanı yazılı olmalıdır[16]. Alacaklılar toplantına katılmayan alacaklı ise, yedi günlük iltihak süresi içinde alacaklıların tutanağını imzalayarak veya komiser heyetine bir dilekçe göndererek, konkordatoyu kabul ettiğini bildirmesi mümkündür.

7. MÜZAKARE SONUNDA TUTANAK TUTULMASI

Konkordato komiseri, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi etmektedir. Komiserin tanzim ettiği raporda, borçlunun malvarlığı, gelirleri ve özellikle de konkordatoyu hangi alacaklıların kabul edip etmediğini konusunda açık verilerin bulunması gerekmektedir. Raporda kabul edilmediği belirtilen alacakların hangi sebeple kabul edilmediği, İİK 206. maddesinin birinci sırasında yer alan alacaklar ve mühlet içerisinde komiserin onayı ile doğan alacaklar bakımından gerekli olan teminatların ne olduğu hususlarına da raporda mutlaka açıkça yer verilmelidir.

Konkordato komiserinin açık bir liste ile hazırladığı bu veriler, konkordatonun tasdiki aşamasında mahkeme tarafından yapılacak tasdik yargılamasında işini kolaylaştıracaktır. Bu belgelerin yanında rapora eklenmesi gereken bir kısım başka belgelerin de olması mümkündür. Konkordato komiseri alacaklılar toplantısı öncesinde konkordato talep edenle ilgili bir inceleme süreci yürütmüş olduğundan bu aşamda borçlu tarafından sunulmayan ancak konkordato talebinin haklılığına etki doğurduğunu tespit ettiği belgeleri alacaklılar ve mahkeme tarafından incelenmek üzere toplayabilir. Genel olarak konkordato komiseri düzenlediği rapora ek olarak; borçluya verdiği talimatları gösterir çizelgeyi, 298. maddeye uyarınca tutulması gereken defteri ve malların kıymetini gösteren tabloyu, mühlet içerisinde yapılan harcamaları ve elde edilen gelirleri, alacaklılar toplantısı tutanağını ve konkordato projesini sunmaktadır. Konkordato komiseri, sayılanlar dışında konkordatonun tasdik edilmesi veya reddedilmesin yönelik şahsi kanaatlerini de raporunda yer verebilecektir.

Konkordato komiseri, hem yapacağı inceleme ile tekemmül eden konkordato dosyasını, hem de gerekçeli raporunu kesin mühlet içerisinde mutlaka mahkemeye sunmalıdır. Bu noktada konkordato dosyasını mahkemeye sunarken mahkemenin kesin mühlet bitmeden tasdik yargılamasını yapacağını, bu konuda mahkemeye tanınan altı aylık uzatma yetkisinin takdiri olduğunu hsusunu da dikkate almalıdır. Konkordato dosyası ve gerekçeli rapor kesin mühlet bittikten sonra tasdik mahkemesine sunulması halinde, kesin mühletin etkileri kendiliğinden ortadan kalkacağı kabul edilmektedir. Kanaatimizce de bu görüş isabetli olup, konkordato projesinin uygulanabilirliği noktasında kanunda öngörülen aşamalara uyulmaksızın kesin mühlet süresinin sona ermesi halinde kesin mühletin sonuçların kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Konkordato komiserinin süresi içerisinde konkordato dosyası ve raporunu sunmaması durumunda, borçlu lehine bir yorum yapmak mümkün olmadığı gibi alacaklılar ve borçlular arasındaki dengeyi kanuna aykırı olarak borçluyu koruyacak şekilde bozmak  mümkün değildir.

Konkordato komiserinin, kesin mühlet süresi bittikten sonra düzenlediği raporu mahkemeye sunması halinde ise; mahkeme, yukarıda sunduğumuz mübrez gerekçeler ve konkordatonun tasdiki talebini kesin mühlet süresi sona erdikten sonra sunulmuş olması gerekçesiyle reddecektir. Bu halde ise; doktrinde niteliği tartışmalı olmakla ağırlıklı olan görüş komiserin veya birden fazla olması halinde komiserlerin hukuki sorumluluğu bulunduğu yönündedir[17].

8. SONUÇ

Konkordato müessesi mali durumu bozulmuş olan borçlunun, borçlarını belli bir oranda ve vadede ödemesine ilişkin alacaklıları ile yaptığı ve mahkemece onaylanan bir anlaşma esası üzerine kurulu olduğundan dolayı, konkordato sürecinin hem alıcıyı hem de borçlu firmayı koruyan bir mekanizma olması oldukça büyük önem arz etmektedir. Konkordato talebinde bulunan borçlunun konkordato projesinin başarıya ulaşmasının dürüstçe hareket edilen ve şeffaf yürütülen bir süreçle mümkün olacağı hususu açıktır. Bu sebeple konkordato talep eden borçlunun mali durumu hakkında alacaklılarına doğru tabloyu sunabildiği ve konkordato süreci içinde eşit davranma yükümlülüğüne uygun davranarak alacaklarını sürüncemede bırakmadığı bir süreç işletmesi konkordatonun alacaklılar tarafından onaylanması adına önemli bir aşamadır. Tüm bu sebepler göz önünde bulundurulduğunda, borçlunun alacaklılarıyla bir araya geldiği toplantıda geçen mühlet içinde yaptığı iş ve işlemler hakkında hesap verebilir durumda olması ve mali durumunun düzelebileceğine ilişkin kanaat oluşturmasının mahkeme tarafından yapılacak tasdik işlemi bakımından da önemli olduğu ortadır. Borçlunun konkordato talebiyle birlikte menfaatleri zedelenen alacaklıların dahil olduğu bir sürecin olması taraflar arasında eşitliğin sağlanması adına etkili bir çözüm olduğu kabul edilmektedir. Kanaatimizce bu aşamadaki eksiklikliklerin giderilmesi halinde; kurumun daha etkin bir hale gelebilmesi de mümkün olacaktır.

Av. Begüm GÜREL


[1] Pekcanıtez, Hakan, Erdönmez, Güray, “7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato”, 2018, s.56

[2] Altay, Sümer, “Konkordato Hukuku”, İstanbul, 1993, s.265, Muşul, Timuçin, “İflas ve Konkordato Hukuku”, s.455 vd.

[3] Öztek, Selçuk, Budak, Ali Cem, Tunç Yücel, Müjgan, Kale, Serdar, Yeşilova, Bilgehan, “Yeni Konkordato Hukuku.”,Adalet Yayınevi, Ankara,2018, S.315.

[4] Tanrıver, Süha Deynekli, Adnan, “Konkordatonun Tasdiki”, 1996, s.103

[5] Çoşkun, Mahmut, “Konkordato ve İflas”, Seçkin Yayınevi, 2.Baskı, 2019, s. 107

[6] Pekcanıtez, Hakan. “Yabancı Para Alacaklarının Tahsili”, 3.Bası, s. 263, Pekcanıtez, Hakan, Erdönmez, Güray, a.g.e. , 2018, s.156.

[7] Çoşkun, Mahmut,a.g.e, s. 159; Eroğlu, Orhan, Uygulamada Konkordato, Güncelleştirilmiş ve Genişletilmiş 2.Baskı, Ankara, 2019, s.123; Öztek, Selçuk – Konkordato Şerhi, m.301, No:8.

[8] Çoşkun, a.g.e, s.160; Eroğlu, a.g.e, s.124.

[9] Tunç- Yücel, Öztek, – Konkordato Şerhi, m. 302, No:12; Altay, Sümer/ Eskiocak Ali, 7101 Sayılı Kanun’la Yapılan Düzenlemeler Işığında Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Hukuku, 4.Baskı, İstanbul, 2019, s.216.

[10] Altay/ Eskiocak, a.g.e., s.161; Eroğlu, a.g.e., s. 125; Çoşkun, a.g.e., s.162.

[11] Tunç- Yücel, Öztek, – Konkordato Şerhi, m. 302, No:23

[12] Çoşkun, a.g.e., 163; Kale, Serdar, 7101 Sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Çerçevesinde İflas Dışı Adi Konkordato, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi S.9 C.5 Bahar 2018, s.213-268

[13] Uyar, Talih, Yeni Konkordato Hukukumuzun Temel İlkeleri, Güncellenmiş 2. Baskı, Ankara, 2019 s.185-186; Tunç- Yücel, Öztek, – Konkordato Şerhi, m. 302, No:25.

[14] Çoşkun, a.g.e., 163; Eroğlu, a.g.e., s.125

[15] Tunç- Yücel, Öztek, – Konkordato Şerhi, m. 302, No:21.

[16] Tunç- Yücel, Öztek, – Konkordato Şerhi, m. 302, No:22.

[17] Sarısözen, Serhat, 7101 Sayılı Kanun Kapsamında İcra İflas ve Konkordato Hukukundaki Yenilikler, 3.Baskı Ankara, 2019, s. 267; Çoşkun, a.g.e., s.164; Tunç- Yücel, Öztek, – Konkordato Şerhi, m. 302, No:28.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zorunlu alan!
Zorunlu alan!
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü